
İnsanların duygularını sömürecek, onları kandırıp hazmedecek kadar benim karşımda oturmayı o kadar çok mu istiyorsun? Tamam, otur. Allah’ım bana güç ver ya Rabbim.

Kardeşime; bu gece hayatında yeni bir dönem başlıyor. Kendi hayat yolunu bulmak için gösterdiğin cesareti ve çabayı yüzlerce hayata ışık olmak için göstereceksin. Bugünün anlamına uygun sana ne hediye etsem diye düşünürken bu defter ilişti gözüme. “Yazmak iyileştirir” diye bir söz okumuştum. Coşkuyla ya da gözyaşıyla yazılmış birkaç satır yüreği hafifletiyor gerçekten. Sen içinde varsa hatırlar, tökezlediğinde…
Hayatımın yeni döneminde yol arkadaşım olsun diye hediye etti bu defteri Melih dayın. Benim hayatımın yeni dönemi sana hamile olduğumu öğrendiğim an başladı aslında fasulye tanem. Belki bir gün okuturum sana bu defteri, belki de haberim bile olmaz. Sana ilk yazacağım not bir özür notu olacak. Senin evini koruyamadığım için özür dilerim. Babanla arandaki tek bağ diye baktım bu eve ama öyle olamayacak ne yazık ki. Seni Beyza’nın (veya Melin) çocuğu olarak görüp ileride sana düşmanlık duyacaklar bu ev yüzünden. Bunu önlemenin tek yolu bu evi bağışlamaktır; ben de öyle yaptım. Babanın bugünkü tavrını görünce ne kadar doğru bir karar verdiğime emin ol. Sen babanı ömrüm boyunca seveceğim tek erkek olarak tanı istiyorum. Bu kavgalardan, çirkinliklerden hiç haberin olmasın.
Tanıdığım en haysiyetli, en gururlu insanlardan biri Melih. Senin gibi biri değil; kibar, alçak gönüllü biri Melih. Belki bir gün bir mucize olur, aramızdaki bu savaş biter, babanla yeniden bir araya geliriz. Sen de abin gibi babanın kanadı altında, onun şefkatiyle büyürsün. Kim bilir, baban bana öfkeyle değil yine eskisi gibi aşkla bakar bir gün belki de.